Bu defa hocaya döner, Bak hoca efendi," der, "bilirim
sizin dinde yalan söylemek çok günahtır. İtiraf et;
kumar oynuyordunuz, değil mi?": Hoca düşünür, "evet"
dese hem papazi ele vermiş olacak, hem de kendisi için
durum iyi olmayacak. "Papaz bızden daha kıdemli,
inkar ettiyse bir bildiği vardır. Arkadaş uğruna
işleyeceğim bu suçu Allah elbet affeder" diye kendini
avutup, basar yemini... Sıra gelmiştir Haham
Salamon a. Komiser bu son kozu da kaybetmek istemez.
Bütün hışmı ile ona döner "Söyle Haham efendi," der,
"sakın inkâr etme, kumar oynuyordunuz, değil mi?"
Haham ellerini kaldırır, papaz ve hocayı işaret eder,
"iyi da komiser bey" der,"kiminla
BÜYÜK ŞANS
Adam elindeki son 500 dolarla kumar oynamaya karar verir ve Las Vegas'in yolunu tutar... Ve inanılmaz bir talih; tam 3 milyon dolar kazanır.Hemen otel yönetiminin kendisine tahsis ettiği kral dairesine çıkar ve karısına telefon eder: - Hayatim, evde misin? - Evet kocacığım. - İyi. Hemen hazırlan o zaman. Çabuk bavulunu hazırla. Kumarhanede tam 3 milyon dolar kazandım.Kadın sevinç dolu bir çığlık atar: - Ayyyyyyyyyyy harikasın!! Hemen hazırlanıyorum.. Peki ama nereye? Paris?; Karayipler?; Acapulco?; Güney Amerika?... Adam cevap verir: - Umurumda değil. Sadece eve döndüğümde çoktan gitmiş ol.
Yasak ve günah olması bakımından içki ile kumar arasında hiç bir fark yoktur. Allah Teâlâ her ikisini de, aynı âyet-i kerime ile harâm kılmıştır: "Ey iman edenler, içki, kumar, putlar ve fal okları ancak şeytanın işlerinden birer pisliktir. Onun için siz bunlardan kaçının ki muradınıza eresiniz." (5/Mâide, 90). Oynayana kazanç veya zarar getiren her türlü şans oyunu kumardır. Kumar, haksız yere başkasının malını almak, bile bile ortaklaşa hırsızlık yapmaktır. Kumar, toplumsal bir felâkettir. Dinin şiddetle yasakladığı bu yıkıcı kötülüğün pekçok âileyi sefil ve perişan ettiği her zaman görülmektedir. Hırsın verdiği heyecan ile sabahlara kadar kumar masalarından ayrılmayanlar, orada, sağlıklarını, servetlerini, ahlâklarını ve vakitlerini bırakarak insanlıktan uzaklaşır; bir gün kazananlar başka bir gün kaybederler. Kumarda kaybedilen parada çoluk-çocuğun, fakirlerin hakkı vardır. Kazanılan para da meşrû değildir. Kumar yaygınlaştıkça toplumsal zararlar artar. Çalışmanın yerini tembellik alır. İş hayatında verim düşer. Kumar beraberinde içki, yalancılık, hırs, kin, intikam, cinâyet gibi kötülükleri de getirir. Kumar âile hayatında düzensizliklere, anlaşmazlıklara, ihmallere sebep olur. Kumar yüzünden, dinini, namusunu, evini satan, her türlü kutsal değeri ayaklar altına alan pekçok kişi vardır. Kumar, içki gibi çok kısa bir zamanda alışkanlık hâline gelir. Bir daha ondan kurtulmak çok zor olur. Bunun için içki ve kumar alışkanlığı çok tehlikeli tutkulardandır. Sonunda para kazanılan veya kaybedilen, zar, oyun kâğıtları, piyango, spor-toto, loto, müşterek bahis gibi her türlü şans oyunu kumardır. Bütün şans oyunları başlangıçta eğlenmek ve vakit geçirmek için oynanır. İnsan, kazandıkça kazanma zevki ve hırsı için oynar. Kaybettikçe, kayıplarını çıkarmak için yine oynar. Sonunda kumarbaz oluverir. Her şeyini kumarda kaybeden, nesi varsa satan ve kumara yatıran, bütün ömrü sefâlet içinde geçen, karısını ve çocuklarını mahveden kumarbazların, başlangıçta kumara bir eğlence gözü ile baktıkları unutulmamalıdır. Sosyal bir âfet olan kumardan sakınmak kadar çevremizdeki insanları özellikle aile fertlerimizi de bundan korumak önemli bir görevdir. Kur'an'ı Kerimde âile bireylerinin zararlı kötü işlerden sakındırılıp, Allah ve rasûlünün istediği bir yaşantı için eğitilmesi görevi aile reislerine verilmektedir: "Ey iman edenler! Yakıtı insanlar ve taşlar olan cehennem ateşinden kendinizi ve ailenizi koruyun. Ateşin başında sert ve şiddetli, Allah emrine karşı gelmeyen, verilen emirleri olduğu gibi yerine getiren melekler vardır. " (66/Tahrîm, 6). Kumar oynayan insanlarda istenmeyen davranışların yer ettiği, şahsiyet bozukluklarının meydana geldiği gözlenmiştir. Kumarın en bâriz olumsuz yanı, toplumun bireyleri arasında kin ve düşmanlık meydana getirmesidir. Bu tezâhürleri görkebilmek için uzun araştırmalar yapmaya gerek yoktur. Kumar, nefislerde kin ve husûmet duygularının yer etmesine sebep olur. Kumar oynayan bir kimse, karşıszındaki kumarcıya ister istemez içinde bir kin duyacaktır. Zira göz göre göre önündeki malı gasbedilmektedir. Karşı taraf mal kazanmış iken, mal sahibi kahrından ölüp ölüp dirilmektedir. Her ne kadar bu kumar partileri dostluk ve mutluluk sevdâsıyla tertiplenmiş olsa bile, neticede düşmanlık ve kin tohumları ekmektedir. Kumar insanı aldatır. İçkinin vermiş olduğu sarhoşluk gibi bir hale sokar insanı. Kumarbazların üzerine çöken sarhoşluk, sarhoşlarınkinden pek farklı değildir. “Ey iman edenler! Hamr (sarhoşluk veren içecekler), kumar, dikili taşlar (putlar, putlaştırılan heykeller), fal ve şans okları birer şeytan işi pisliktir; bunlardan uzak durun ki kurtuluşa eresiniz. Şeytan içkide ve kumarda, ancak aranıza düşmanlık ve kin sokmak; sizi, Allah’ın zikretmekten ve namazdan alıkoymak ister. Artık (bunlardan) vazgeçtiniz, değil mi?” (5/Mâide, 90-91) Kumarda kaybeden kimse, kazanacağım ümidiyle devam eder ve mağlup olur. Sonuçta malını kaybeder ve fakir düşer. Ardından da düşmanlık duygusu kaplar bütün benliğini. Kumar oynayanlar arasında görünürde samimi bir muhabbet havası gözlense bile, aralarındaki kin ve düşmanlık hiçbir zaman eksik olmaz. Kumar, başlıbaşına bir felâkettir. Kumar oynayan bir insan şuur ve duygularını kaybeder. Parasının ve bütün varlığının elinden nasıl çıkıp gittiğini dahi anlayamaz. Çünkü her verişinde birk önce verdiğini yeniden kazanmak peşinde koşar ve her defasında da kaybeder. Evine eli ve cebi boş döndüğü zaman içi, parasını alan kzişiye karşı kin ve düşmanlıkla dolar. İçine düştüğü buhran sonucu onu öldürmeye bile kalkar veya bizzat kendini öldürmeye kalkışır. Kumar, oyuncuların kalbindeki kin ve düşmanlık ateşini alevlendirir. Kumar dolayısıyla kişiliğin kaybolması da bir gerçektir. Kumar, sebepsiz bir düşmanlık, kin ve hoşnutsuzluk doğurur. Aklı düşünmekten alıkor, insanı tembellik ve pısırıklığa sevkeder. Sinirleri mahveder "Sana, içki ve kumar hakkında soru sorarlar. De ki: Her ikisinde de büyük bir günah ve insanlar için birtakım faydalar vardır. Ancak her ikisinin de günahı faydasından daha büyüktür..." (2/Bakara, 219) Kumar oynayan kişinin karakter yapısına topluca baktığımızda şu hususların ön plana çıktığı görülür: Düşmanlık, kin ve nefret, zihinsel güçte zayıflama, tembellik, kişilik (ahlâk ve terbiye) bozukluğu, sinir sisteminin tahrip olması, kıskançlık, atâlet, durgunluk, üzüntü ve heyecanlar arasında geçen bir ömür....
Hindistan Goa'da 9 çocuğuyla birlikte 6 aydan beri tatil yapan İngiliz Fiona MacKeown'un 15 yaşındaki kızı Scarlett Keeling 3 hafta önce kayıplara karıştı. Hint polisi genç kızın cesedini geçtiğimiz günlerde denizde buldu ve boğularak öldüğünü açıkladı. Ancak anne Fiona kızının asıl ölüm nedenini araştırmaya koyuldu.
ANNE ŞOKA UĞRADI
Keeling'in tecavüz edildikten sonra öldürüldüğü anlaşıldı. Turizm Bakanı bile ülke polisinin genç kızın katledilmesinin üstünü kasti olarak gizlediğini itiraf etti. Perişan olan anneyi bir olay daha yıktı. İngiltere'ye kızının cenazesiyle birlikte giden MacKeown hastanede kzının böbreklerinin, midesinin ve cinsel organının olmadığına şahit oldu. Olayın şokunu atlattıktan sonra Hindistan'a gideceğini ve yetkililerle tekrar görüşeceğini söyleyen acılı anne "Kızımın organlarını kimler niçin almak istedi bunu hayal bile edemiyorum" dedi. Haber Türk'ten alıntıdır
Turistik otellerin açık olduğu dönemde bu otelleri mesken tutan kadınlara ne oldu?Neredeler şimdi biliyormusunuz?Erkekler gibi onlarda kulüplerde ve kahvehanedeler evet yanlış duymadınız erkeklere ait olduğunu düşündüğünüz kahvehanelerde...Parfüm satarak hayatını devam ettiren A.Ö. ile tanıştık kumar masasındaydı ilk gördüğümde şaşırdım evimin yanında oturan bu kadın...Eşi çocuğu olan ailesi normal yaşamı olduğunu düşündüğüm bu kadın beni görünce önce şaşırdı.Sonra beni masasına davet etti bana bişeyler içip içmeyeceğimi sordu bende bir çay alabileceğimi söyledim.Biraz sonra yemek geldi ve oyun devam ederken yemek yiyemeyeceğini yerine bakmamı rica etti.Yemeğini yiyene kadar yerine baktım sonra bi hırsla tekrar oturdu.Buarada bana görünmüş olmaktan utanır biraz sıkılgan bi vaziyette oyuna devam etti.450 ytl kaybettiğini sonradan öğrendiğim bu bayan.O ortamdaki erkeklerle gece kulüplerine barlara pavyonlarada gidiyormuş.Parfüm satıcısı olan bu kadın buraya nasıl para yetiştiriyor ailesine nasıl bakıyor?Kocası buz dolabı servisinde benim mahallemde çalışıyor asgari ücretle....Evet dostlarım bu ortamlara para yetiştirmrk kumara devam etmek için bu kadın erkeklerlede beraber oluyor acı ama gerçek...Erkekleri bilirsiniz hemcinslerim biraz yaşadıklarını anlatmayı severler parfüme belli bi para sohbet muhabbet sonra ver elini otel veya ev...Yani kumar oynamak için lüks bi yaşam sürmek için erkeklerle beraber olan kadınlarımızda var kumarı sadece erkekler oynamıyor.Acı ama gerçek...
Artık gitme demeyeceğim, zaten iyice hazırsın bu sefer. Herşeyi yanında götür; anılarımızı, umutlarımızı, sevgimi de al belki lâzım olur. Tek kelime etmesem diyorum, ama etmeliyim, sana bilmediğin bir şeyden bahsetmeliyim; kendimden. Evet, onca zaman tanıdığını sandığın benden. Hırçın yanımı gördün daha çok, oysa öyle uysal bir çocukmuşum ki. Neydi beni zaman zaman hoyrat yapan? Sanırım, düşünmedin. Birini ayrı tutsam da renklerin hepsini sevdim, mevsimleri de. Aslında çok şey var sevdiğim, kavgalar ve savaşlar dışında bir de niye olursa olsun vedalaşma anları, İsterdim ki uyumlu halimi yaşasaydın daima ama bana hep vurgun saatlerinde geldin, ya da sen vurdun. Uzaklara bakardım uysal çocukluğumda içimde dolmayan derin boşluğumla, denizden gelecek bir gemi bekledim durdum, sonra yıldızlara baktım yıllarca ve sen sandığım bir yıldıza. Kadınlar, erkekler, çocuklar ve şehirler tanıdım, çoğunu da sevdim. Aşklarım da oldu, hem de uğruna ölebileceğim aşklar, ama en çok seni sevdim. Ve şimdi gidiyorsun, evet git içimdeki melek sana dua edecek. Sanırım kahrolmayacağım bu veda sahnesine - senin baban öldü mü? Bu gidiş ölümden beter olamaz. Hangisi doğru bilmiyorum, Seni uğurlayıp öylece kalmak mı? Yoksa, benim uyumamı bekleyip gitmen, benim de sensiz sabaha uyanmam mı? Bence şimdi git, hayır gitme! Yani git de önce üstümü ört, ben uzanayım şöyle, ışığı kapat ve git. Hayır hayır gitme! Yani git de ışığı yak git, ben karanlıktan korkuyorum da! Hem sensizlik hem karanlık bu kadarı fazla. Üstümü de örtme bu şevkat de fazla, ışıkların hepsi açık olsun. İçim burkuluyor sen nasıl gidersen git. Dur, burayı iyi dinle; birkez daha söylüyorum ve son kez. Seni seviyorum. Sen giderken ben içimden haykıracağım 'kusursuz bir aşktı bu' diye. Kusursuz bir aşktı benim sana büyüttüğüm sen ne yaşadın bilmiyorum...
Yine de tanıdı gönlüm yaşadı Bir kusursuz aşk büyüttüm sana pişman değilim
Her akşam vaktinde bu gönül üzülür Hüzünle dolar seni düşünür Şimdi çok uzakta kimbilir neredesin Geri dön ya da dönme ben sendeyim
Kumar oynayan,oynatan,akrabası eşi dostu bu yolda olan herkese hitabeden birsite,amacımız kimseyi yermek değil,hayatın gerçeklerini yansıtmak.İnsanları bilinçlendirmek.Belkide herkesin içinde olan bu duyguya eğilebilmek...Günlük hayata dair herşey burada,fıkra,mizah vb.Sitemin adını eklemeye insanlar çekiniyorlar,çünki adı bile soğuk...Bende kendi arkadaşlarıma söyleyemedim böyle bir site kurdum diye...